ANA
SAYFAYA
DÖN


Yayın Tarihi; 21.01.2018







ÇAYCUMA’NIN ALTIN KIZLARI

Çaycuma Sanat yazarı, eğitimci Tuna Ölger'in "Çaycuma'nın altın kızları" başlıklı haber-yorumunu sizlerle paylaşırken, Çaycuma Sanat olarak, habere konu olan etkinliklere emek veren öğrenci ve öğretmenlerimizi yürekten kutluyoruz. Tuna Öğretmenin dediği gibi; "kaybedeni olmayan" bu eğitim faaliyetlerin gerekli önem ve değeri görmesini diliyoruz.

                               Çaycuma Sanat


Günümüz eğitim sisteminin “başarı”dan anladığı tek şey, AKADEMİK BAŞARI’dır. Bizlerin; yani öğretmenlerin, velilerin, okul müdürlerinin, ilçe ve il milli eğitim müdürlerinin ve Milli Eğitim Bakanlığının tek derdi, gelip bu çıkmazda düğümlenmiş durumda.

Bir öğrencinin diğerini “geçmesini” başarı olarak saymaya o kadar alışmışız ve alıştırılmışız ki inanın başka bir şey düşünemez olmuşuz.

Sınava girmeden, su bile içmeye gidemiyoruz neredeyse!

Öğrencinin performansı, öğretmenin performansı, ilçenin başarısı, illerin “sınav sıralaması” derken; yanlışların, doğruları harcadığı bir sistemin ortasında debelenip duruyoruz.

Ancak sporun, sanatsal etkinliklerin, bilimsel ve kültürel çalışmaların asla kaybedeni olmaz. Bir maçta yenilmiş olsan bile kazanırsın, proje hazırlarsın kaybetmezsin, müzikle uğraşırsın kaybetmezsin, bomboş bir tuvale rengini dökersin ve kaybetmezsin.

Rehber Öğretmen olarak ben; Beden Eğitimi, Müzik ve Görsel Sanatlar derslerinin okullarımızdaki en önemli dersler olduğunun bir kez daha altını çiziyorum. Çünkü “önleyici rehberlik çalışmaları” bu derslerle yapılır. Sanatın ve sporun bir ucundan tutan öğrenciler, her türlü “zarar”ı dışarıda bırakır.

***

Çaycuma-Merkez’deki üç okulumuz geçen hafta içerisinde büyük bir başarı gösterdiler.

2017-2018 Okul Sporları Faaliyetleri kapsamında düzenlenen Voleybol Genç Kızlar A ve B kategorisinde il şampiyonları Çaycuma’dan çıktı.

B Kategorisinde Çaycuma TSO Fen Lisesi il şampiyonu olurken; A kategorisinde ise Nihat Kantarcı Anadolu Lisesi ve Oktay-Olcay Yurtbay Anadolu Lisesi final maçı oynadılar. Final maçının galibi, Nihat Kantarcı Anadolu Lisesi oldu. Ancak biraz önce belirttiğim gibi bu maçların “kaybedeni” olmadı aslında, herkes kazandı.

Peki bu “başarı” gökten zembille mi indi Çaycuma’ya?

Elbette ki HAYIR!

Bu başarının altında, öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin büyük özverisi yatıyor.

Yine soruyorum: Peki bu başarı kimlerin dikkatini çekti?

Kendi kendime yanıt veriyorum: Hiç kimsenin!

Yerel gazetelerde çıkan haberler dışında, kimse bütünü görmedi.

Çaycuma-Merkez’de bulunan bu liselerimizin hiçbirinin “spor salonu” yok.

Spor için ayrılmış bir ödenekleri yok.

Okul yönetimlerinden malzeme istemek sorun, okulda malzeme için para toplamak sorun... Her okul kendince yöntemler belirleyip bütçe oluşturmaya çalışıyor. Yırtık filelerle, yamalı toplarla “başarı”ya ulaşmaya çalışıyor kimi okullarımız.

İşin tuhafı, “başarı”lı olup grup maçlarına (şehir dışına) gitmek de sorun. Çünkü verilen ödenekler bir öğrenciyi şehir dışındaki bir maça götürüp getirmeye yetmiyor. Asıl sorun ise okullarımız, az olan o ödeneği bile alamıyorlar. Eğer bir öğretmen, öğrencisini grup maçlarına götürmek için bankadan kredi çekmek zorunda kalıyorsa herkes şapkasını önüne koymak zorundadır.

Şimdi, Çaycuma’ya il şampiyonluğu getiren iki okulumuz; grup maçlarına nasıl gidecek?

Belediye Başkanlığına mı “yalvarmaları” gerekiyor, yoksa “Kaymakamlık”a mı? Yoksa öğretmenlerimizin kredi mi çekmesi gerekiyor?

(Bence bu soruya, bazı okullarımıza grup maçları için ödenek ayıran ama on aydır o ödeneği ödemeyenler yanıt versin)

***

Günde 8 saat ders gördükten sonra antrenmanlara katılan ve yokluk içinde mücadele eden öğrencilerimize; bunca eksikliğe karşın büyük bir özveriyle öğrencilerimize yol gösterip diğer öğrencilere yol açan Nihat Kantarcı Anadolu Lisesi Beden Eğitimi Öğretmenleri Ali Kemal Saka ve Coşkun Bora’ya; Çaycuma TSO Fen Lisesi Beden Eğitimi Öğretmeni Ziya Aşçı’ya; Oktay-Olcay Yurtbay Anadolu Lisesi Beden Eğitimi Öğretmeni Özgül Akıl’a sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum!

Kız Voleybol takımlarımız yalnızca kupa kazanıp gelmediler Çaycuma’ya. Bir anlayışı yıkıp da geldiler!

***

Öğretmenlik böyle bir şey işte! Vicdan işi...

“BAŞARI” diye adlandırdığımız kavram, o vicdanın yanında küçücük kalıyor aslında.

Bu müsabakalarda sonuncu olan takımın öğrencilerini de o takımı çalıştıran öğretmen arkadaşlarımı da kutluyorum.

“KAYBEDENİ OLMAYAN” bu mücadelenin takdir edilmesini umuyor; sanatın ve sporun eğitim sistemimizin merkezinde olmasını diliyorum.

                                                       Tuna Ölger

 

Bu yazı  1340 kez okunmuştur.


© Kirnapci
     
 

Bu Haberi Facebook'ta Paylaş